Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül 14, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gizlilik ve Güç İlişkisi

Gizlilik ve Güç İlişkisi: Siyonist Hareketin Küresel Etkisi ve Anti-Siyonist Stratejiler Giriş: Gizliliğin Güç Kaynağı Olarak Rolü Siyaset felsefesi ve uluslararası ilişkilerde, güç ve gizlilik arasındaki ilişki kritik bir öneme sahiptir. Güç, bir aktörün kaynakları ve etki kapasitesiyle tanımlanırken, gizlilik bu gücün stratejik olarak korunması ve artırılması için temel bir araçtır. Gizlilik, aktörlerin stratejik hamlelerini rakiplerinden gizlemesine, kamuoyu algısını kontrol etmesine ve hesap verebilirlikten kaçınmasına olanak tanır. Bu bağlamda, İsrail Devleti ve Siyonist hareketin stratejileri, uzun yıllar boyunca gizliliğe dayanmıştır. Teknoloji, askeri kapasite, nükleer güç ve Doğu Akdeniz enerji kaynakları üzerindeki kontrol, bu gizli güç yapısının temel unsurları olarak öne çıkmıştır. Ancak 7 Ekim 2023 sonrası Gazze'de yaşananlar, bu gizlilik perdesinin aralanmasına ve Siyonist stratejilerin tüm dünya kamuoyu önünde görünür hale gelmesine yol açmıştır. Bu makale, gizliliği...

Din ve Felsefe

Geleneksel Toplumlar, Din ve Felsefi Sorgulama: Jared Diamond, Félicien Challaye ve Ahmet Arslan Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme Giriş Din, insanlık tarihinin en eski ve en yaygın kültürel olgularından biridir. Jared Diamond’un The World Until Yesterday adlı eserinde yer verdiği geleneksel toplum incelemeleri, Félicien Challaye’nin Dinler Tarihi başlıklı klasik çalışması ve Ahmet Arslan’ın Felsefeye Giriş kitabındaki din bölümü, farklı perspektiflerden fakat ortak bir bağlamda dinin işlevlerini ve evrimini tartışır. Bu makale, söz konusu üç yaklaşımı karşılaştırarak dinin toplumsal, tarihsel ve felsefi boyutlarını bütüncül bir bakış açısıyla ele almayı amaçlamaktadır. 1. Dinin Tarihsel ve Antropolojik Kökenleri Diamond, geleneksel toplumlarda dinin kökenini insanın korku ve belirsizlik karşısındaki psikolojik ihtiyacına bağlar; doğaüstü inançların küçük topluluklarda sosyal düzeni sağlamaya yardımcı olduğunu belirtir. Challaye ise bu yaklaşımı genişleterek animizm, totemi...

Gazze'de Beklenen Türkiye

Filistin Meselesinin Hassasiyeti, Gazze'de Yaşanan Tarihin En Acımasız, En Ahlaksız, En Vahşi Soykırımı. Türkiye’nin Jeopolitik Seçenekleri: Suriye, Kudüs, İsrail ve İran Üzerine Analiz Giriş ve Önceki Dersler Kudüs, İslam dünyasında derin sembolik anlam taşıyor. Bu nedenle söylemler duygusal mobilizasyon yaratabiliyor. Ancak duygusal baskı ile stratejik gerçeklik çoğu zaman örtüşmeyebilir. Türkiye, Suriye iç savaşında hızlı ve hazırlıksız askerî müdahalelerden kaynaklı yüksek maliyetler yaşamıştır.  Benzer şekilde Rusya–Ukrayna savaşı, hızlı zafer beklentilerinin uzun süreli yıpratma savaşlarına dönüşebileceğini göstermiştir.  Bu süreçler, devletlerin aceleci askerî hamlelerinin hem ekonomik hem de diplomatik maliyetler doğurabileceğini ortaya koymuştur. Süper Güç ABD, Diğer Dünya Güçleri ile Kurduğu Ittifak'ın Ardından Irak'a Körfez Hareketini Başlattı. Ve Bir Süper Güç, Tüm Diğer Dünya Gücü Olan Batılı Müttefikleri ile Birlikte Başlattığı Körfez Savaşlarında Dahi, Doğrud...

Rüya

Rüya Fenomeni: Modern Nörobilim ve İbn Arabi'nin Berzah Alemi Perspektifinin Karşılaştırılması Bu makale, rüya fenomenini iki farklı epistemolojik yaklaşımla ele almaktadır: modern nörobilim ve tasavvuf geleneği, özellikle de İbn Arabi'nin öğretileri. Makale, rüyanın hem bir bilinçdışı süreç hem de ruhsal bir deneyim olarak nasıl anlaşıldığını incelemektedir. Modern bilimde Hipnagoji ve Hedefli Rüya Kuluçkası (TDI) gibi yöntemlerle rüyalara müdahale ve onların yaratıcılık üzerindeki etkileri tartışılırken, İbn Arabi'nin Berzah kavramı üzerinden rüyanın ilahi hakikatin bir tecellisi ve ruhsal yolculuğun bir aracı olarak nasıl görüldüğü karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Bu analiz, rüyanın hem bilişsel hem de manevi boyutlarının bütünsel bir şekilde anlaşılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Giriş Rüya, insanlık tarihi boyunca hem bilimsel hem de mistik geleneklerin ilgi odağı olmuştur. Modern bilim, rüyayı beyin aktivitesi, nöral süreçler ve bilişsel fonksiyonlarla...

Din, Felsefe ve Bilim

Din, Felsefe ve Bilim: Batı-Doğu Karşılaştırması Işığında Ahmet Arslan Tartışmaları ve Modern İslam Perspektifi Giriş Son yıllarda Türkiye’de, Tarih Felsefecisi Ahmet Arslan’ın din-felsefe ilişkisine dair görüşleri tartışma konusu olmuştur. Arslan, felsefeyi halka sevdirmeyi ve toplumun eleştirel akla yönelmesini hedeflediğini belirtmiş; buna karşılık bazı çevreler, onun “İslam’ın işlevini yitirdiği” yönündeki ifadelerini indirgemeci bulmuştur. Bu makale, Arslan’ın eleştirilerini, Batı ve Doğu toplumlarının din, felsefe ve bilim eksenindeki farklılıkları ile harmanlayarak değerlendirir. Ayrıca modern İslam düşüncesinin temsilcileri Said Nursi ve İbrahim Kalın’ın katkıları ışığında, İslam’ın hâlâ epistemik, normatif ve toplumsal bir güç olarak varlığını sürdürdüğü savunulacaktır. 1.Felsefe ve Din Arasındaki Tarihsel Bağ Sokrat öncesi filozoflar, Platon, Aristoteles ve Plotinos gibi düşünürler, felsefeyi yalnızca bilgelik arayışı olarak değil, aynı zamanda tanrısal ve insani varlıkların ...