Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kitaplarla Bir Analiz: Bilinç

Sesli Özet ➡️ https://youtu.be/vVT_R_rFhiU?si=bJ1a6E7Ix9dz5UIC Bilinç Probleminin Ontolojik ve Epistemolojik Sınırları: İndirgemeci Fizikalizmden Bağlantısallık ve Yaşamdaşlık Paradigmasına Bilinç araştırmaları, modern bilimin, felsefenin ve kadim hikmet arayışlarının kesişim noktasında yer alan, insanoğlunun kendini ve evreni anlama çabasının en gizemli, en dirençli ve belki de en büyüleyici cephesini oluşturmaktadır.  Yüzyıllar boyunca René Descartes'ın zihin-beden ikiciliği (düalizm) ile başlayan ve aydınlanma çağıyla birlikte sistematik bir tartışmaya dönüşen bu mesele, yirminci yüzyılın ilerleyen dönemlerinde beyni salt mekanik, elektriksel ve biyokimyasal bir makine olarak gören indirgemeci fizikalizmin (materyalizmin) mutlak hegemonyası altına girmiştir.  Biyoloji, kimya ve modern nörobilim alanındaki devasa ilerlemeler, insan beyninin yapısal işleyişini, sinapsların karmaşık kimyasını, nörotransmitterlerin işlevlerini ve nöron ağlarının elektriksel iletim haritalarını ...
En son yayınlar

Vicdanlı Bilim

Sesli Özet ➡️https://youtu.be/fkFWlZQz1y8?si=feftBM6GogtgPcjn Bağlantısallık Çağında Vicdanlı Bilim: Bilimsel Yöntem, Etik ve Yeni Bir Uygarlık Paradigması Giriş: 21. Yüzyılın Eşiğinde Paradigmalar Savaşı ve Uygarlık Kırılması Yirmi birinci yüzyıl insanlığı, sadece teknolojik ve iktisadi bir kabuk değişimi değil, insanlık tarihinin en köklü ve sarsıcı uygarlık dönüşümlerinden birini deneyimlemektedir.  Mevcut dünya düzeninin ve kadim kurumsal yapıların çözüldüğü, ancak yerine inşa edilecek yeni değerlerin henüz ortak bir mutabakata ulaşamadığı bu tarihsel boşluk, insanlığa hem büyük riskler hem de eşsiz fırsatlar sunan bir geçiş aşamasına işaret eder.  Dünya Bilim ve Sanat Akademisi (WAAS) gibi Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında faaliyet gösteren küresel ölçekli düşünce platformlarının da ana gayesi, bilimsel ve sanatsal üretimi siyasi otoriteyi olumlu yönde dönüştürebilecek vicdani ve etik bir güce kavuşturmaktır.  Prof. Dr. Türker Kılıç’ın geliştirdiği "Vicdanlı Bili...

Teknolojik Çağda Yeni Bir Medeniyet Tasavvuru

Akl-ı Meâş ile Akl-ı Meâd Arasında: Teknolojik Çağda Yeni Bir Medeniyet Tasavvuru Giriş: Aklın ve Bilincin Ontolojik Katmanları ve Tanımsal Çerçeve İnsan zihni ve bilincinin mahiyeti, entelektüel tarih boyunca yalnızca biyolojik ya da psikolojik bir araştırma nesnesi olmanın ötesinde, ontolojik, ahlaki ve medeniyet kurucu bir zemin olarak ele alınmıştır.  Çağdaş nörobilim ve bilinç felsefesi; fenomenal deneyim, reflektif bilinç, duyusal farkındalık ve varoluşsal şuur gibi katmanlar aracılığıyla zihni dikey bir analize tabi tutmaktadır.  Bu dikey yaklaşım, klasik İslam düşüncesinin insan idrakini tek boyutlu bir mekanizmaya indirgemeyen, aksine onu farklı yönelimleri, derecelere ve nihai amaçlara sahip çok katmanlı bir epistemolojik sistem olarak kuran yaklaşımıyla derin bir paralellik göstermektedir.  Klasik tefekkürün geliştirdiği felsefi mantık terimi olarak akıl; varlığın hakikatini idrak eden, maddi olmayan fakat maddeye etki eden, kavramları maddeden soyutlayarak ara...

İnsan Nedir Sorusunun Yeniden Doğuşu

Sesli Özet ➡️https://youtu.be/ooXX8PQPmv8?si=XnzgdTEUXeavQsCc Akıl, Zihin ve Bilinç Arasında: İslam Düşüncesi ve Modern Bilinç Felsefesi Ekseninde İnsan Olmanın Katmanları Giriş: İnsan Nedir Sorusunun Yeniden Doğuşu Modern çağda yapay zekâ, nörobilim ve bilişsel bilimlerde yaşanan baş döndürücü gelişmeler, "insanın ne olduğu" sorusunu yeniden felsefi ve bilimsel tartışmaların merkezine taşımıştır.  Günümüzde karşı karşıya kalınan mesele, yalnızca insanın rasyonel çıkarımlar yapabilen düşünen bir varlık (homo sapiens) olup olmadığı sınırını aşmıştır.  Asıl entelektüel kriz; düşünmenin, hissetmenin, öz-farkındalık geliştirmenin, özgün anlamlar üretmenin ve birinci şahıs perspektifinden öznel bir deneyim yaşamanın ontolojik olarak neye karşılık geldiğidir.  Günümüzün algoritmik sistemleri karmaşık mantıksal hesaplamalar yapabilmekte, sembolik dil üretebilmekte, şiir yazabilmekte ve hatta insan empatisini taklit eden sofistike yanıtlar verebilmektedir.  Ancak tüm bu işle...

Algoritmik Çağda İnsan Kalabilmek

Sesli Özet ➡️https://youtu.be/jpxWgvliTMo?si=DCPi1WWTglkC2TBh Algoritmik Çağda İnsan Kalabilmek: Yapay Zekâ, Bilinç, Özgürlük ve Yeni Bir Ahlak Arayışı Teknolojik Devrimden Varoluşsal Krize: Dijitalleşen İnsan ve Ontolojik Eşik İnsanlık tarihi, her biri insanın kendi varoluşunu ve evrendeki konumunu algılama biçimini kökten sarsan teknolojik kırılmalarla şekillenmiştir.  Matbaanın icadı bilginin dolaşımını hızlandırarak zihinsel bir aydınlanmaya yol açmış, sanayi devrimi bedensel emeğin anlamını dönüştürmüş, internet ise zaman ve mekân kavrayışını kökten sarsmıştır.  Ancak çağdaş dünyada karşı karşıya kalınan yapay zekâ, sosyal medya algoritmaları ve hiper-hızlı dijital platform dalgası, önceki tüm teknolojik dönüşümlerden niteliksel olarak farklı bir ontolojik eşiğe işaret etmektedir.  Çünkü ilk kez insanlığın yalnızca fiziksel dünyası değil; dikkati, zihni, alışkanlıkları, karar verme süreçleri, hatta öznel deneyimi doğrudan hedef alınmaktadır. Bu noktada Martin Heidegg...