İbrahim Kalın'ın Düşünce Dünyasında İslam, Aydınlanma ve Bilim: Said Nursi Merkezli Onto-Epistemolojik Bir Tahlil Giriş: Modernitenin Ontolojik Krizi ve Yeni Bir Medeniyet Tasavvuru İnsanlık tarihi, düşünce geleneklerinin, felsefi sistemlerin ve inanç yapılarının sürekli bir etkileşim, çatışma ve sentez süreci olarak okunabilir. Modern çağın en köklü entelektüel krizlerinden biri, din ile bilim, vahiy ile akıl ve kadim gelenek ile modernite arasında inşa edilen antagonistik (zıtlaşmacı) ilişkidir. Bu gerilim, yalnızca sosyolojik bir modernleşme sancısı veya tarihsel bir geri kalmışlık sorunu olmanın çok ötesinde; varlığın doğasına, bilginin mahiyetine ve insanın evrendeki konumuna dair derin bir ontolojik ve epistemolojik yarılmayı ifade etmektedir. Batı Aydınlanması'nın, evreni salt mekanik, ölçülebilir ve ruhsuz bir yapıya, aklı ise araçsal bir hesaplama yetisine indirgeyen paradigması, geleneksel düşünce sistemlerinin sarsılmasına ve insanın evrenle kurduğu anlam bağının ...